Rekabet Çağında Küresel Britanya ve Uluslararası Düzenin Şekillenmesine Etkisi II

Bu çalışmada, Birleşik Krallık (BK) Hükümetinin “Rekabet Çağında Küresel Britanya: Güvenlik, Savunma, Kalkınma ve Dış Politikanın Bütünleşik Olarak Gözden Geçirilmesi” başlıklı Siyaset Belgesi’nin (Cabinet Office, 2021) incelenmesine devam edilecek, edinilen bilgiler çalışmanın sonunda yorumlanacaktır.

Okurların, aynı başlıkla, 29 Nisan 2022’de yayımlanan ilk çalışmadan sonra bu çalışmaya odaklanmaları, daha faydalı olabilir.  

Siyaset Belgesi’nde jeopolitik ve jeoekonomik değişimlerden kaynaklı çok kutuplu bir dünyaya doğru gidiş olduğu ifade edilmektedir. Belge’de, ABD’nin ekonomik, askeri ve diplomatik süper güç ve BK’nın da en önemli stratejik müttefiki olmaya devam edeceği ifadesine yer verilmekte; kolektif güvenliğin yükünü paylaşmak için, ABD’nin, Avrupa’daki müttefiklerinden daha fazlasını isteyeceği ileri sürülmektedir.

Sistemik bir rakip olarak görülen Çin’in artan gücünün ve uluslararası iddiasının, 2020’lerin en önemli jeopolitik faktörü olacağı vurgulanmaktadır. BK’ya göre, Çin ekonomisinin ölçeği ve erişimi, nüfusunun büyüklüğü ile birlikte düşünüldüğünde, bu ülkenin, teknolojik ilerlemesini ve etkisini Kuşak ve Yol Girişimi aracılığıyla küresel sahneye yansıtma konusundaki artan hırsı, dünya çapında derin etki yaratacaktır.

Belge’de, günümüzde artan büyük güç rekabetinin, Soğuk Savaş tarzı bloklara dönüş anlamına gelmeyebileceği ileri sürülerek, özellikle birlikte hareket ettiklerinde, 2020’lerde, orta ölçekteki güçlerin etkisinin artmasının muhtemel olduğu ifade edilmektedir. Bu bağlamda, Hint-Pasifik, hem tek başına hem de birlikte, önemli ağırlık ve etkiye sahip birden fazla bölgesel güç ile artan jeopolitik ve ekonomik öneme sahip olacaktır. Bölgede yaşanacak rekabet militarizasyon, denizcilik gerilimleri, ticaret ve teknoloji ile bağlantılı kurallar ve normlar üzerinde olacaktır.

Siyaset Belgesi’nde sistemik rekabetin, daha çekişmeli bir uluslararası ortam yaratacağı üzerinde durulmaktadır. Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer (KBRN) silahların, gelişmiş konvansiyonel silahların ve yeni askeri teknolojilerin yaygınlaşması, çatışma riskini ve yoğunluğunu artıracak ve stratejik istikrar için önemli güçlükler ortaya çıkaracaktır. Rusya, Avrupa’ya komşu daha geniş bölgelerde aktif olacak, İran ve Kuzey Kore bölgelerini istikrarsızlaştırmaya devam edecektir. Çin’in askeri modernizasyonunun ve Hint-Pasifik bölgesi ve ötesinde artan uluslararası iddiasının etkisi, BK’nın çıkarları için artan bir risk oluşturacaktır.

BK’ya göre siber alan, devlet ve devlet dışı aktörler tarafından kullanılan, giderek daha fazla çekişmeli bir ortama dönüşecektir. “Dijital özgürlük” ve “dijital otoriterlik” arasında küresel dijital ortamı şekillendirme mücadelesi yaşanacaktır.

Uzayın ticari ve askeri kullanımının artması, onu önemli bir rekabet alanı haline getirecektir. Bu alan etkin bir şekilde yönetilemez ve düzenlenmezse, stratejik istikrar için önemli riskler ortaya çıkacaktır.

Belge’de küresel yetenekleri İngiltere’ye çekmek için yeni kurulan Yetenek Ofisi’nden söz edilmekte ve Ofis’in, öğrenciler, kariyerlerini inşa etmekte olanlar ve alanlarında hali hazırda dünya lideri olanlar için, BK’nın tekliflerinin her zamankinden daha cazip olmasını sağlayacağı, ifade edilmektedir.

BK’nın Temmuz 2020’de ilk özerk yaptırım rejimini kurduğunun belirtilmesi, Belge’de yer alan bir başka ayrıntıdır. Bu rejimin, ciddi insan hakları ihlallerine veya suistimallere karışanlardan hesap sormak için BK’ya güçlü ve yeni bir araç sunduğu ifade edilmektedir. BK’nın, özerk yaptırımların süratli uygulanmasının örneğini Eylül 2020’de gösterdiği belirtilerek; Beyaz Rusya liderine ve bazı yetkililere seçim hilesi ve protestoculara yönelik uygulanan şiddet nedeniyle yaptırım uygulayan ilk Avrupa ülkesinin olduğu, ifade edilmektedir.

Siyaset Belgesi’nde entegre bir uzay politikası ile BK’nın uzayda anlamlı bir oyuncu haline geleceği iddia edilmektedir. Uzay sektörünün, 2010’dan bu yana, üç kat büyüyerek, BK’nın en hızlı büyüyen sektörlerinden biri olduğu ifade edilmekte ve 42 bin çalışana istihdam sağladığı, her yıl 14,8 milyar Sterlin gelir elde ettiği belirtilmektedir. Buna rağmen BK’nın, uydu fırlatma gibi kritik yeteneklere erişim için müttefiklerine büyük ölçüde güvendiği vurgulanmaktadır. Hükümetin 2030 yılına kadar, BK’nın egemen yetenekleri ile birlikte müttefikleri ile yük paylaşım ortaklıklarını kullanarak, uzaydaki çıkarlarını izleyeceği belirtilmektedir. Bu hedefe ulaşabilmek için Ulusal Uzay Konseyinin, 2021’de ilk ulusal uzay stratejisini geliştireceği, Silahlı Kuvvetlerin en gelişmiş yeteneklere sahip olmasını sağlamak, müttefiklerle işbirliğini geliştirmek ve düşmanlarla rekabet edebilmek için yeni bir Uzay Komutanlığı kurulacağı Belge’de yer almaktadır.

Belge’de, küresel çıkarları olan bir Avrupa ülkesi olarak BK’nın, AB içindeki ve dışındaki diğer Avrupalı ​​ortaklarla birlikte çalışmaya devam edeceği ifade edilmektedir. Polonya’nın, derin bir geçmişin paylaşıldığı, Avrupa güvenliği konusunda hayati bir ortak olduğu, belirtilmektedir. Benzer şekilde, İspanya, Portekiz, Hollanda, Danimarka, Norveç, İsveç, İsviçre ve Türkiye dâhil olmak üzere diğer Avrupalı ​​ortaklarla, değerler, serbest ticaret ve transatlantizme bağlılık gibi ortak nedenler bulunabilecek bir dizi çıkar üzerinde çalışıldığı ifade edilmektedir. İtalya ve İsveç ile Geleceğin Hava Muharebe Sisteminin (FCAS) geliştirilmesine devam edileceği belirtilmektedir.

Belge’de, BK’nın, Rusya’nın halkına, kültürüne ve tarihine saygı duyduğu vurgulanmakla birlikte, hükümetiyle ilişkiler düzelene kadar, Rusya’dan kaynaklanan tüm tehditleri aktif olarak caydıracak ve kendimizi savunacağız, ifadelerine yer verilmektedir. Ortaklarımızla birlikte çalışarak uluslararası kuralları ve normları destekleyeceğiz, ihlal etmesi halinde, Rusya’yı ihlallerinden sorumlu tutacağız ifadelerinin yanı sıra, Doğu Avrupa’daki ve ötesindeki diğer devletleri de devlet tehditlerine karşı dayanıklılıklarını inşa etmeleri için destekleyeceğiz, denilmektedir. Buna, Silahlı Kuvvetlerinin kapasitesini geliştirmeye devam edeceğimiz Ukrayna da dâhildir, denilerek, adeta Ukrayna’da daha sonradan meydana gelecek gelişmelerle ilgili ipuçları verilmektedir.

Japonya’nın, Hint-Pasifik bölgesinde, BK’nın en yakın stratejik ortaklarından biri olduğu vurgulanmakta ve bu ortaklığın derinleştirileceği ifade edilmektedir. İlave olarak, BK’nın, Hint-Pasifik bölgesinde, Güney Kore, Endonezya, Vietnam, Malezya ve Singapur gibi diğer bölgesel güçlerle bağlarını güçlendirmeye çalışacağı beyan edilmektedir. Kuzey Kore’nin nükleer silahlardan arındırılması ve bu ülkeye karşı yaptırımların uygulanması konularında BK, bölge dışı en aktif ortak olmaya devam edecektir ifadesi, dikkat çeken bir ayrıntı olarak öne çıkmaktadır.

BK-Hindistan ilişkisinin zaten güçlü olduğu belirtilmekte ve önümüzdeki on yıl içinde, ortak çıkarların tamamı genelinde işbirliğinde dönüşüm aranacağı ifade edilmektedir. İngiliz Milletler Topluluğu ülkeleri olarak Hindistan ile güçlü kültürel bağların bulunduğu belirtilerek, 1,5 milyon İngiliz vatandaşının Hint kökenli olduğu vurgulanmakta,  eğitim sektörü genelinde geniş işbirliğinin sürdüğünün altı çizilmektedir. BK ve Hindistan arasındaki ticaretin, 2007-2019 arasında iki kattan fazla arttığı, BK’nın, Hindistan’ın en büyük ikinci araştırma ortağı olduğu, Belge’de vurgulanan bir başka ayrıntıdır.

Siyaset Belgesi’nde, Çin’in farklı değerlere sahip otoriter bir devlet olmasının, BK ve müttefikleri için zorluklar doğurduğu ifade edilmektedir. Çin, küresel ekonomiye sağladığı faydalarla önümüzdeki on yılda küresel büyümeye, diğer tüm ülkelerden daha fazla katkıda bulunacaktır. Çin ve BK, ikili ticaret ve yatırımdan yararlanmaktadır, ancak Çin aynı zamanda BK’nın ekonomik güvenliğine devlet kaynaklı en büyük tehdittir ifadesi, Siyaset Belgesi’nde yer alan dikkat çekici bir değerlendirmedir.

Belge’de, bu ilişki için, anlaşmazlıkları yönetmemize, değerlerimizi savunmamıza ve çıkarlarımızın örtüştüğü yerlerde işbirliği alanını korumamıza olanak sağlayan sağlam bir diplomatik çerçeveye ihtiyacımız olacaktır, ifadelerine yer verilmektedir. Çin ile olumlu ekonomik ilişki sürdürmeye devam edileceği belirtilirken, aynı zamanda, kritik altyapının, kurumların ve hassas teknolojinin korunmasının artırılacağı ve kritik tedarik zincirlerinin dayanıklılığının güçlendirileceği, belirtilmektedir. BK’nın, tehdit edildiğinde veya Çin’in mevcut anlaşmaları ihlal ettiği durumlarda, değerlerini ve çıkarlarını savunmaktan çekinmeyeceği, Belge’de yer alan önemli bir ayrıntıdır.

Belge’ye göre BK, çıkarlarını desteklemek için Arjantin, Şili ve Kolombiya ile birlikte çalışacak; kalkınma, güvenlik, iklim, inovasyon ve ticaret konularında Brezilya ve Meksika ile ortaklıklarını güçlendirecektir.

Antarktika Anlaşmasının 2021 itibarıyla 60 yıldır yürürlükte kalmış olacağı üzerinde durularak, BK’nın, Antarktika’yı barışçıl bilimsel işbirliği için bir kıta olarak koruyan Anlaşmanın ilk imzacı ülkesi olduğu ifade edilmektedir. BK’nın, Antarktika’daki iklim değişikliğinin küresel etkilerini gidermeye yönelik Antarktika Anlaşma Sistemini desteklemeye ve güçlendirmeye ve araştırma alanındaki liderliğini sürdürmeye devam edeceği vurgulanmaktadır.

BK’nın, Kuzey Kutup bölgesine en yakın komşu olduğu ifade edilerek, Arktik Konseyi Devlet Gözlemcisi olarak, bölgenin yüksek işbirliği ve düşük gerilimli bir bölge olarak korunmasına katkıda bulunulacağı, Belge’de yer almaktadır. Belge’de, bölgeye ve kaynaklarına artan erişimin güvenli, sürdürülebilir ve sorumlu bir şekilde yönetilmesini sağlamak için ortaklarımızla birlikte çalışmaya kararlıyız, ifadesine yer verilmektedir.

Hint-Pasifik eğilim (Belge’de, Geleceğin Uluslararası Düzeninin Şekillenmesinde bir alt başlık olarak yer almaktadır.)

Hint-Pasifik bölgesinin, BK’nın ekonomisi, güvenliği ve açık toplumları destekleme konusundaki küresel hedefi açısından kritik öneme sahip olduğu vurgulanarak aşağıdaki nedenlerden dolayı bölgeye daha fazla angaje olunacağı, ifade edilmektedir:

Ekonomik fırsatlar için – Hint-Pasifik dünyanın büyüme motorudur, dünya nüfusunun yarısına ev sahipliği yapmaktadır; küresel GSYİH’nın %40’ı; en hızlı büyüyen ekonomilerden bazıları; yatırım ve esnek tedarik zincirleri BK’nın hedefleri için hayati önem taşımaktadır. Hint-Pasifik, hali hazırda BK’nın küresel ticaretinin %17,5’ini oluşturmaktadır. BK, bölge ile yeni ticaret anlaşmaları, bilim, teknoloji ve veri konusunda daha derin ortaklıklar geliştirmek için çalışacaktır.

BK’nın güvenliği için – Bölge, birden fazla potansiyel hassas noktasıyla jeopolitik rekabetin merkezindedir. Bunlar; çözümlenmemiş toprak sorunları, nükleer silahların yayılması, iklim değişikliği, terörizm ve organize suçlar olarak özetlenebilir. Bölge, siber uzay da dâhil olmak üzere yeni güvenlik sorunlarının ön saflarında yer almaktadır. BK’nın Asya ile ticaretinin önemli bir kısmı, bir dizi Hint-Pasifik dar noktasından geçen nakliyeye bağlıdır. Bu nedenle, seyrüsefer özgürlüğünü korumak, BK’nın ulusal çıkarları için esastır. Hali hazırda bölgesel ortaklarla yakın bir şekilde çalışılmaktadır ve BK, Silahlı kuvvetlerinin sürekli angajmanı ve daha geniş güvenlik kapasitesi oluşturması yoluyla daha fazlasını yapacaktır.

BK’nın hedefi: İkili ve çok taraflı olarak daha yakın ve daha derin ortaklıklarla, uzun vadeli taahhütlerle Hint-Pasifik’te en geniş ve entegre varlığı olan Avrupalı ​​ortak olmaktır.

BK’nın yoğunlaşacağı önemli eylemler:

Avustralya ve Yeni Zelanda ile yeni ikili ticaret anlaşmaları yapmak ve uygulamak, bölgedeki ortaklarla yeni ticari diyaloglarına ek olarak, kapsamlı bir ticaret anlaşması için Hindistan ile Gelişmiş Ticaret Ortaklığı üzerinde anlaşmaya varmak.

Artan ticaret ve yatırım fırsatlarını güvenceye almak, ticaret bağlantılarını ve tedarik zincirlerini çeşitlendirmek için “Trans-Pasifik Ortaklığı için Kapsamlı ve Yenilikçi Anlaşma”ya katılmak.

Kritik mal ve hammaddelerin tedarik zinciri esnekliğini güçlendirmek.

Küresel zorluklar üzerinde birlikte çalışmak, ASEAN’ın bölgesel istikrar ve refahtaki merkezi rolünü desteklemek ve Güneydoğu Asya’da sürdürülebilir kalkınmayı sağlamak için ASEAN’ın Diyalog Ortağı olmak.

Deniz güvenliği de dâhil olmak üzere savunma ve güvenlik işbirliğini güçlendirmek, BK’nın denizaşırı askeri üslerini ve Hint-Pasifik’teki mevcut katkısını geliştirmek, bölgesel güvenlik gruplarıyla angajmanını arttırmak.

Siber güvenlik konusunda işbirliğini ve mevcut kapasiteyi geliştirmek.

İklim değişikliğiyle mücadele etmek.

BK’nın varlığı: Belge’de yer alan ifadelere göre, BK, dördü 2018’den beri açılmış olan 52 görev ağıyla bu bölgeye önemli yatırımlar yapmıştır. 2020’de Hint-Pasifik’ten sorumlu bir yetkili (İngiliz Uluslar Topluluğu Dışişleri ve Kalkınma Ofisi Yöneticisi) ve 2019’da ASEAN’a bir Büyükelçi atanmıştır. 2018’den beri Singapur, Mumbai ve Şanghay’da bölgesel Ticaret Komiserleri bulunmaktadır. 2020 yılı boyunca Japonya, Singapur ve Vietnam ile yeni ticaret anlaşmaları üzerinde anlaşma sağlanmıştır. Kipion Operasyonu kapsamında Körfez ve Hint Okyanusu’nda uzun süredir devam eden bir donanma varlığı mevcuttur. Hint-Pasifik genelinde deniz ziyaretleri ve savunma diplomasisi 2019’da artırılmıştır.

BK’nın müttefikleri ile – özellikle Avrupa-Atlantik ve Hint-Pasifik’e vurgu yaparak- ortak güvenliği desteklemek için öncelikli eylemleri:

BK, NATO’daki liderliğe bağlılığını teyit etmektedir. BK, önümüzdeki dört yıl içinde savunma bütçesini 24 milyar sterlinin üzerinde artırmayı taahhüt etmekte, şu anda GSYİH’nın %2,2’si olan harcamasıyla NATO’da savunmaya en fazla harcama yapan Avrupa ülkesi olmaya devam edeceğini belirtmektedir. İlave olarak, süratli müdahaleyi kolaylaştırmak için Almanya’da BK’ya ait daha fazla ekipman hazır bulundurulurken, NATO güçlerini etkin bir şekilde birbirine bağlayabilen ve koordine edebilen bir ülke olarak hizmet etmeye devam edileceği vurgulanmaktadır.

BK, Avrupa-Atlantik müttefikleri ile birlikte çalışabilirliği geliştirecektir. Özellikle kilit müttefikler ABD, Fransa ve Almanya ile ikili ilişkiler güçlendirilecektir. İlave olarak, BK’nın da dâhil olduğu Danimarka, Estonya, Finlandiya, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç ve İsveç’le birlikte Birleşik Sefer Gücü gibi çok taraflı gruplarla ilişkiler geliştirilecektir.

BK Silahlı Kuvvetlerini modernize edecektir. Bu kapsamda, yüksek teknolojili savaşlar için gerekli olanlar da dâhil olmak üzere yeni teknolojilerin geliştirilmesine ve entegrasyonuna önem, çok alanlı operasyonlarda müttefikler ve ortaklarla birlikte çalışabilirliği sağlamak için “dijital omurga” oluşturulmasına öncelik verilecektir. BK, Avrupa-Atlantik’te nükleer, taarruzi siber, hassas taarruz silahları ve beşinci nesil taarruz uçaklarını hayata geçiren iki NATO müttefikinden biri olacaktır.

BK Kara kuvvetleri yirmi yıl boyunca en kapsamlı modernizasyonunu geçirecek, diğer alanlarla daha iyi entegre olacak, uzun mesafelerde daha hızlı ve etkili müdahale edebilecek, elektronik, hava ve insansız hava aracı tehditlerinden daha iyi korunacak ve uzun menzildeki bir düşmana daha etkin müdahale edebilecek hale gelecektir.

Daha fazla küresel mevcudiyet, olaylara ilişkin BK’nın anlayışını geliştirecek, sorunları daha erken tespit edip çözmesine yardımcı olacak ve tehditlere daha iddialı yanıt vermek için zemin hazırlayacaktır. Bunun için stratejik bölgelere yatırım yapılacaktır. BK, Kıbrıs adası, Cebelitarık ve Almanya’daki tesislerine ve altyapısına yatırım yapmanın yanı sıra Umman, Singapur ve Kenya’dakileri de iyileştirecektir. Ayrıca, küresel İngiliz Savunma Personeli ağı yaklaşık üçte bir oranında artırılarak bu alanda yaklaşık 60 milyon £ yatırım yapılacaktır.

29 Nisan 2022 ve bugün (4 Mayıs 2022) yayınladığımız çalışmalarımızda öne çıkan hususlar ve edinilen bilgiler aşağıdaki gibi özetlenerek yorumlanabilir:

BK, içinde bulunduğumuz dönemi, küresel gücün doğasının ve dağılımının değiştiğini göz önünde bulundurarak,  “Rekabet Çağı” olarak tanımlamakta; güvenlik, savunma, kalkınma ve dış politikayı bütünleşik olarak gözden geçirerek, küresel sistemdeki konumunu yeniden belirlemeye çalışmaktadır.

Rusya, BK tarafından güvenlik için en önemli tehdit olarak görülmekte,  Rusya’dan kaynaklanan tüm tehditlerin aktif olarak caydırılacağı ifade edilmektedir. Bu bağlamda, Ukrayna’nın Silahlı Kuvvetlerinin kapasitesini geliştirmeye devam edileceğinin Temmuz 2021 itibarıyla deklare edilmesi, dikkat çekmektedir.

NATO’nun, Avrupa-Atlantik’te kolektif güvenliğin temeli olmaya devam edeceği belirtilerek, BK’nın, NATO’ya bağlılığı teyit edilmektedir. BK, özellikle Rusya’dan kaynaklı tehdit algısı çerçevesinde, NATO’nun, GSYİH’nın %2’sini savunmaya harcama prensibini aşmaya devam edeceğini beyan etmekte, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bugüne kadar, savunmaya yönelik en büyük yatırım programını başlattığını deklare etmektedir.

BK, küresel düzeydeki gelişmeleri dikkate alarak, yeni bir Uzay Komutanlığı kuracağını, Terörle Mücadele Operasyon Merkezi ve Ulusal Siber Güç gibi farklı kapasitelere sahip olacağını beyan etmektedir. “Dijital özgürlük” ve “dijital otoriterlik” arasında küresel dijital ortamı şekillendirme mücadelesi yaşanacağı belirtilerek, BK’nın, dünyada en az üçüncülüğü sürdürebilecek bir Bilim ve Teknoloji (B&T) Süper Gücü olması hedeflenmektedir.

BK, önümüzdeki süreçte, sadece kendi insan kaynağından yararlanmayı öngörmemektedir. Küresel düzeyde yetenekleri İngiltere’ye çekmek için yeni bir Yetenek Ofisi kurmuştur. İlave olarak, puan tabanlı göçmenlik sistemi ile denizaşırı ülkelerden, alanında öne çıkan yeteneklerin BK’ya çekilmeye çalışacağı ifade edilmektedir. BK’nın göçmen kabulü ile ilgili yaklaşımı dikkat çekicidir.

BK, COVID 19 tecrübesinden yararlanarak, Hükümet merkezinde oluşturulacak yeni bir Durum Merkezi ile gelişmelere süratli reaksiyon göstermeyi amaçlamaktadır.

BK, Temmuz 2020’de oluşturduğu özerk yaptırım rejimi ile insan hakları ihlalleri konusunda sorun yaşayacağı ülkelere/yetkililere BM sisteminden ayrı, devlet olarak, harekete geçebileceğini ortaya koymaktadır.

Küresel sistemde Hint-Pasifik bölgesinin artan önemine dikkat çekilerek bu bölge ayrı bir başlık altında incelenmektedir. Bu kapsamda, Çin’in teknolojik ilerlemesini ve etkisini Kuşak ve Yol Girişimi aracılığıyla küresel sahneye yansıtma konusundaki iddiasının, dünya çapında derin etki yaratacağı ifade edilerek, uluslararası düzende sistemik rekabetin yaşanacağı ileri sürülmektedir.

Hint-Pasifik’te yaşanacak rekabetin bölgenin militarize edilmesi; deniz güvenliği, ulaşım özgürlüğü, deniz yetki alanlarının paylaşımı; ticaret ve teknoloji ile bağlantılı kurallar ve normlarla ilgili olacağı vurgulanmakta, Çin’in askeri modernizasyonu ile Hint-Pasifik bölgesi ve ötesinde artan ilgisinin, BK’nın çıkarları için artan bir risk oluşturduğu ifade edilmektedir.

Çin’in, önümüzdeki on yılda, küresel büyümeye diğer tüm ülkelerden daha fazla katkıda bulunacağı ifade edilerek, Çin ve BK’nın, ikili ticaret ve yatırımdan yararlandığı kabul edilmekle birlikte, Çin, aynı zamanda, BK’nın ekonomik güvenliğine devlet kaynaklı en büyük tehdit olarak görülmektedir. Tehdit edildiğinde veya Çin’in mevcut anlaşmaları ihlal ettiği durumlarda, BK’nın, değerlerini ve çıkarlarını savunmaktan çekinmeyeceği anlaşılmaktadır.

BK, Hint-Pasifik bölgesinin küresel sistemde artan öneminden dolayı bölgedeki siyasi, askeri varlığını artırmaya öncelik vermektedir. BK, bu bölgeye ilave olarak, küresel düzeydeki etkisini artırmaya yönelik olarak Kıbrıs adası, Cebelitarık ve Almanya’daki tesislerine ve altyapısına yatırım yapmanın yanı sıra Umman, Singapur ve Kenya’daki tesislerini de iyileştirmeyi hedeflemektedir.

BK’nın, söz konusu Belge ile  küresel düzeyde çıkarlarını korumak maksadıyla, Antarktika ve Arktik dâhil olmak üzere uzay, siber uzay ve dünyanın tüm bölgelerine yönelik bir analiz yaptığı; küresel gelişmeleri dikkate alarak noksanlıklarını tespit ettiği; bu noksanlıkları gidermeye yönelik yeni kapasiteler oluşturmayı hedeflediği; sağlayacağı olanaklarla küresel düzeyde insan kaynağından yararlanacağı, anlaşılmaktadır.

BK’nın, önümüzdeki süreçte, başta ABD olmak üzere,  müttefik ve ortaklarıyla küresel düzeydeki değişimleri karşılamayı öngördüğü ifade edilebilir. Buna yönelik olarak, BK’nın askeri harcamalarında yapacağı artışın, dünya genelinde silahlanmanın artmasını tetikleyeceği; öncelikle Çin ile ticari ilişkilerin sürdürülmesinin diplomatik yollarını arayacağı, ancak çıkarların çatışması halinde, küresel düzeyde kurulacak/kurulan ortaklıklarla Rusya ve Çin’le karşı karşıya gelmekten çekinmeyeceği anlaşılmaktadır. Önümüzdeki dönemde, dünyanın, gerilimlerin artacağı bir döneme tanık olacağını ifade etmek, yanıltıcı olmayacaktır. Özellikle Doğu Çin Denizi, Güney Çin Denizi, deniz nakliyesinde önemi gittikçe artan boğazlar ve dar suyolları, gerilimlerin yaşanacağı muhtemel bölgeler olacaktır. Denizlerin öneminin daha da artacağı bir döneme girildiğini söyleyebiliriz.

Uluslararası ilişkilerde yaşanacak gelişmelerin ve şekillenmekte olan Uluslararası düzenin anlaşılabilmesi ve küresel düzeyde Batı’nın tutumunun ortaya konulabilmesi için, BK’nın Siyaset Belgesi’nin yanı sıra, AB’nin Stratejik Pusulası’nın ve ABD’nin Hint-Pasifik Strateji Belgesi’nin birlikte yorumlanmasının faydalı olabileceği düşünülmektedir. Okurlarımız, söz konusu belgelerle ilgili çalışmalara sitemizde ulaşabilirler.

KAYNAKÇA

Cabinet Office (Updated 2 July 202), Policy paper, Global Britain in a Competitive Age: the Integrated Review of Security, Defence, Development and Foreign Policy

4 yorum

  1. Dün Kıbrıs’ı “kiralayan (!)”, orada egemenlik kurarak, esasta Ortadoğu ve Süveyş ve bitişik bölgelerini kontrol eden BK’nın, toprakları üzerinde “güneşi batırmamak” için, geleceğe dönük yaptığı okumalar ve planlamalar bir tek şeye işaret ediyor, bir önceki yazınıza yaptığım yorumda da yazdığım üzere, “kontrolü kaybetmemek”..
    Öngörü ve planlamaları kendi açısından çok isabetli; masumane bakışla, başkalarına da örnek olacak formda…Bu kapsamda, nedense aklıma hep şu benzetme geliyor: “Bir akvaryumda iki balık kavga ediyorsa, bilin ki, az önce oradan……geçmiştir”.
    Yararlı bir bilgilendirme ve ufuk çalışması…Kutluluklar..

  2. İngilizlerin AB den ayrılması da Amerika ile işbirliğini sürdürmek olan amacını gerçekleştirmek olduğunu değerlendiriyorum. Dünya jandarmalığında ortaklık devam ediyor. İngilizlerin bu konuda ki geçmiş tecrübeleriyle Hindistanı da Çin’e düşman ederek amaçlarına ulaşma çabasındalar.Sonuç olarak “İngiliz oyunu” heryerde geçerlidir. Yazıdan çok yararlandım çok teşekkür ederim.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*