Avrupa Birliği’nin Güvenlik ve Savunma için Stratejik Pusulası

Devam eden Rusya-Ukrayna Savaşı, Avrupa Birliği’nin (AB), güvenlik ve savunma için daha fazla sorumluluk üstlenmesini öngören bir belgeyi, 21 Mart 2022 tarihinde kabul etmesine neden oldu. Avrupa Konseyi tarafından kabul edilen belge, “Stratejik Pusula” olarak isimlendirilmektedir. Bu çalışmada, anılan belgede öne çıkan konulara değinilecek ve edinilen bilgiler çalışmanın sonunda yorumlanacaktır.

Belge, “vatandaşlarını, değerlerini ve çıkarlarını koruyan ve uluslararası barış ve güvenliğe katkıda bulunan bir Avrupa Birliği için” ifadesi ile başlamaktadır. Belgede, içinde bulunulan uluslararası politik durum özetlenirken, Rusya-Ukrayna savaşında, Rusya saldırgan olarak tanımlanmaktadır.

Belgede; Rusya’nın, Ukrayna’ya karşı haksız ve sebepsiz saldırganlığı ile birlikte, Avrupa’da savaşın geri döndüğü ifade edilmekte, büyük jeopolitik değişimlerin, AB’nin vizyonunu geliştirmesine ve çıkarlarını savunma yeteneğine meydan okuduğuna değinilmektedir. Stratejik rekabet ve karmaşık güvenlik tehditlerinin olduğu bir dönemin yaşandığı vurgulanarak, hibrit tehditlerin sıklık ve etki açısından arttığından söz edilmektedir.

Karşılıklı bağımlılığın giderek çatıştığı belirtilen belgede; aşıların, verilerin ve teknoloji standartlarının tamamının siyasi rekabetin araçlarına dönüştüğü ifade edilmektedir. Açık denizlere, uzaya ve dijital alana erişimin giderek daha fazla tartışmalı hale geldiğinin, ilave olarak, artan ekonomik ve enerji zorlama girişimleriyle karşı karşıya kalındığının altı çizilmektedir.

Belgede, “AB’nin her zamankinden daha birleşmiş olduğu” ifadesi, dikkat çekmektedir. Bu ortamda, AB’nin, Avrupa güvenlik düzenini savunmaya kararlı olduğu belirtilmektedir. “Uluslararası kabul görmüş sınırlar içinde egemenlik, toprak bütünlüğü ve bağımsızlığa tam olarak saygı gösterilmesi gerektiği” ifadesi, belgede yer alan bir başka ayrıntıdır.

AB, Rusya’nın askeri saldırganlığına karşı Ukrayna’yı destekleyerek, ortakları ile birlikte Avrupa’da barışı yeniden tesis etmek için, kararlılık gösterdiğini ileri sürmektedir. Güvenlik ve savunma alanında daha güçlü ve daha yetenekli bir AB’nin, küresel güvenliğe olumlu katkıda bulunacağı ve üyeleri için kolektif savunmanın temeli olmaya devam eden NATO’nun da tamamlayıcısı olduğu ifade edilmektedir.

Kapsayıcılık, karşılıklılık ve AB’nin karar alma özerkliği ilkeleri de dâhil olmak üzere, antlaşmalarda belirtilen ilkelere tam olarak saygı içinde, transatlantik ilişki ve AB-NATO işbirliğinin, genel güvenliğin anahtarı olduğu belirtilmektedir. AB, merkezinde Birleşmiş Milletlerin olduğu küresel kurallara dayalı düzene desteğini sürdürmektedir. NATO ile stratejik ortaklığını güçlendirecek olan AB’nin; Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Afrika Birliği (AfB) ve ASEAN dâhil olmak üzere, bölgesel ortaklarla işbirliğini artıracağı belgede yer almaktadır.

Oluşan daha düşmanca güvenlik ortamının, AB’nin harekete geçme kapasitesini ve istekliliğini artırmaya zorladığı belirtilen belgede, dayanışma ve karşılıklı yardımlaşmanın sağlanması gerektiği ifade edilmektedir. AB’nin, ortak çaba ve yatırımlarla yakın çevresinde ve küresel ölçekte varlığını, etkinliğini ve görünürlüğünü artırmak zorunda olduğu belirtilen “Stratejik Pusula”da, birlikte, stratejik bir eylem planı izleyerek küresel geleceği şekillendirmeye yardımcı olunabileceği iddia edilmektedir.

Belge; üye ülkelerin demokrasilerinin temelini oluşturan değerleri ve ilkeleri korumak, Avrupa’nın ve vatandaşlarının güvenliği için daha fazla sorumluluk almak ve ortaklarla birlikte uluslararası barış ve güvenliğin yanı sıra insan güvenliğini desteklemek için güçlü ve tutarlı bir siyasi aktör olarak hareket etmeyi öngörmektedir.

Stratejik Pusulada, AB’nin güvenlik ve savunma gündemi için aşağıdaki hususların gerçekleştirilmesinin üzerinde durulmaktadır:

1. Stratejik ortam, karşılaşılan tehditler ve zorluklar ile bunların AB üzerindeki etkileri hakkında ortak bir değerlendirme yapılmasını sağlamak.

2. Güvenlik ve savunma alanındaki eylemlere daha fazla uyum sağlamak ve ortak amaç duygusunu geliştirmek.

3. AB vatandaşlarının ve AB’nin güvenliğini savunmaya yönelik olarak kolektif yeteneği geliştirmek için yeni yöntemler ve vasıtalar belirlemek.

4. Sağlanan ilerlemeyi ölçebilmek için açık hedefler koymak ve zaman çizelgesi/dönüm noktaları tespit etmek.

Bunları gerçekleştirmek için, AB, dört başlık altında (Eylem, Güvence altına alma, Yatırım ve Ortaklar) aşağıda belirtilen öncelikli faaliyetleri yerine getirmeyi taahhüt etmektedir.

EYLEM

AB; bir kriz ortaya çıktığında, mümkünse ortaklarla ve gerekirse yalnız hızlı ve sağlam hareket edebilmek için şunları yapacaktır:

-Sivil ve Askeri Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası (OGSP) misyonları, daha sağlam ve esnek yetkiler sağlanarak, hızlı ve daha esnek karar alma süreci teşvik edilerek ve daha fazla mali dayanışma sağlanarak güçlendirilecektir.

-Farklı kriz türleri için izin verilmeyen ortamlara, hızla 5000 asker konuşlandırılmasına olanak sağlayacak bir AB Süratli İntikal/Görevlendirme Kapasitesi geliştirilecektir.

-Başta Askeri Planlama ve İcra Kabiliyeti olmak üzere, AB’nin komuta kontrol yapısı güçlendirilecektir. Özellikle Süratli İntikal/Görevlendirme Kapasitesi için askeri hareket kabiliyeti ve düzenli tatbikatlar geliştirilecek, hazırlık ve işbirliği artırılacaktır.

GÜVENCE ALTINA ALMA

Tehditleri öngörme, stratejik alanlara güvenli erişimi garanti etme ve AB vatandaşlarının korunması için yapılacaklar:

-Durumsal farkındalığı ve stratejik öngörüleri geliştirmek için istihbarat kapasitesi güçlendirilecektir.

-Çeşitli hibrit tehditleri tespit etmek ve bunlara yanıt vermek için farklı araçları bir araya getiren AB Hibrit Kapasite Havuzu oluşturulacaktır. Böylece, yabancı bilgi manipülasyonu ve müdahalesine karşılık verecek özel bir kapasite oluşturulacaktır.

-Siber saldırılara daha iyi hazırlanmak ve yanıt verebilmek için AB Siber Savunma Politikası daha da geliştirilecektir. Bu maksatla, özellikle denizde varlık gösterme Hint-Pasifik’ten başlayarak diğer alanlara genişletilecek, güvenlik ve savunma için bir AB Uzay Stratejisi geliştirilecek, deniz, hava ve uzay alanlarındaki faaliyetler güçlendirilecektir.

YATIRIM

Yenilikçi teknolojilere daha fazla yatırım yapılması, stratejik boşlukların doldurulması, teknolojik ve endüstriyel bağımlılığın azaltılması için yapılacaklar:

-Savunmaya daha fazla ve daha doğru harcama yapılacaktır. AB, operasyonel gerçeklere, yeni tehditlere ve zorluklara daha iyi yanıt vermek için, kapasite geliştirme ve planlama yeteneğini iyileştirecektir.

-AB’nin gerçekleştireceği operasyonları kolaylaştırmaya yönelik olarak; üst düzey deniz platformları, geleceğin hava savaş sistemleri, uzay tabanlı yetenekler ve ana muharebe tankları gibi tüm operasyonel alanlarda yeni nesil yetenekler geliştirmek için, ortak çözümler aranacaktır.

-Son teknoloji askeri yetenekleri ortaklaşa geliştirmeye yönelik teknolojik yeniliklere yatırım yapmak ve Avrupa Savunma Ajansı bünyesinde bir Savunma İnovasyon Merkezi oluşturmak için, Avrupa Savunma Fonu’ndan tam olarak yararlanılacaktır.

ORTAKLAR

AB; ortak tehditleri ve zorlukları karşılayabilmek için ortaklarıyla işbirliğini güçlendirmeyi öngörmektedir. Bu amaçla yapılacaklar:

-Operasyonel ve tematik işbirliğinin yanı sıra siyasi diyalog yoluyla, NATO ve BM ile stratejik ortaklık güçlendirilecektir. AB; AGİT, AfB ve ASEAN dâhil olmak üzere bölgesel ortaklarla işbirliğini artıracaktır.

-AB; ABD, Norveç, Kanada, Birleşik Krallık ve Japonya gibi aynı değerleri ve çıkarları paylaşan ikili ortaklarla işbirliğini artıracaktır. Batı Balkanlarda, doğu ve güney komşular ile Afrika, Asya ve Latin Amerika’da özel ortaklıklar geliştirilecektir.

-Ortak sorunların üstesinden gelmeye yönelik olarak ortaklarla daha yakın ve etkili bir şekilde çalışmak için, bir AB Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Forumu geliştirilecektir.

AB’nin Güvenlik ve Savunma için Stratejik Pusula belgesinin incelenmesi neticesinde ulaşılan sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir:

-Belgede Rusya’nın, Ukrayna’ya karşı, haksız ve sebepsiz saldırganlığından bahsedilerek, Rusya’nın NATO’nun doğuya doğru genişlemesinden duyduğu endişe göz ardı edilmektedir. 

-Açık denizlere, uzaya ve dijital alana erişimin güçleştiği ifadesi ile Çin’in Doğu ve Güney Çin Denizindeki bölge ülkelerine karşı tutumu eleştirilmekte; Çin ve Rusya’dan kaynaklı olduğu ima edilen tehditlerden dolayı siber güvenliğin giderek daha fazla önem kazandığı belirtilmektedir.

-AB, savunma ve güvenlik bağlamında, NATO’dan karar alma özerkliği talep etmektedir. Ancak, bu özerklik, NATO ile ilişkileri koparmak anlamına gelmemektedir. Belgede, AB-NATO işbirliğinin, genel güvenliğin anahtarı ve AB’nin NATO’nun tamamlayıcısı olduğu vurgulanmaktadır. Bu ifadeler, ABD’nin Hint-Pasifik bölgesinde Çin’e yoğunlaşmasına olanak sağlarken; AB’nin, Rusya’nın ya da bir başka ülkenin Avrupa’da ya da yakın çevresinde yaratabileceği tehdidi bertaraf etmeye yönelik sorumluluk üstleneceğini göstermektedir.

-AB, merkezinde BM’nin olduğu küresel kurallara dayalı düzenin devamından yana olduğunu ortaya koymaktadır. Böylece, özellikle Çin’in BM’nin reforma tabi tutulmasına yönelik talepleri Batı’da karşılık bulmamaktadır.

-AB, NATO ile stratejik ortaklığını güçlendirirken, AGİT, AfB ve ASEAN dâhil olmak üzere bölgesel ortaklarla işbirliğinin artırılacağı vurgulanmaktadır. Çin ve Rusya’nın yer aldığı Şanghay İşbirliği Örgütü ya da BRICS’le işbirliğinden bahsedilmemektedir.

-Belgenin 42. Sayfasında, Türkiye ile geliştirilecek işbirliğinin Türkiye’nin tutumuna bağlı olduğu vurgusu yer almaktadır. Bu durum, önümüzdeki süreçte, AB-Türkiye ilişkilerinin daha ciddi tartışılabileceği bir döneme işaret etmektedir.

-AB, “küresel geleceği şekillendirmeye yardımcı olabiliriz”, ifadesiyle kapasitesinin sınırını ortaya koymakta, ABD’nin öncülüğünü kabul etmektedir.

-AB, Birlik içinde, özellikle Soğuk Savaş sonrası üye olan ülkelerin savunma ve güvenlik anlamında, uyumunun sağlanması ve üyeler arasında ortak amaç duygusunun geliştirilmesi gerektiğini görmektedir. Rusya-Ukrayna Savaşının, bu anlamda, yeni üyelerin güvenlik kaygılarını artırdığı düşünülmektedir.

-Bu belge, aynı zamanda, Avrupa’da silahlanmanın artacağı bir döneme girileceğini de göstermektedir.

-AB Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Forumu, AB’nin belirlediği ortaklarıyla birlikte AB Ortak Savunma ve Güvenlik Politikasının kurumsallaşmasının hızlanmasına zemin hazırlayabilir.

-Dünya, Soğuk Savaş dönemine benzer biçimde “Batı ve ortakları-Diğerleri” olarak ikiye ayrılmaktadır.

“Stratejik Pusula”, 2030 yılına kadar AB’nin güvenlik ve savunma politikasını güçlendirmeye yönelik iddialı bir plan ortaya koymaktadır. ABD’nin Hint-Pasifik Belgesi ile uyumlu olan bu planın gerçekleşmesi, AB’nin önde gelen üyelerinin kararlı tutumuna bağlıdır, Fransa’nın yanı sıra, Almanya’nın yaklaşımı bu konuda belirleyici olacaktır.

KAYNAKÇA

Council of the European Union. (21 March 2022). A Strategic Compass for Security and Defence

5 yorum

  1. Emeğiniz için tşk.ler. Ancak Nato içinde AB “Nato” su kurmadaki gizeme dikkat etmek gerektiği kanısındayım.İçeriğin çok farklı olmaması akla neden sorusunu getiriyor. Kolay gelsin.

  2. Avrupa ordusuna Türkiye’yi almıyorlar bu bizi NATO ya daha bağımlı hale getiriyor. Bu ortam Avrupa’dan bağımsız hareket etmeyi de bize sağlar mı?

  3. “ Franlin Roosevelt ‘Siyasette hiçbir şey durup dururken olmaz. Eğer bir şey oluyorsa, emin olabilirsiniz ki bu o şekilde planlandığı için oluyordur’ demiştir. Clausewitz de ‘Savaş siyasetin başka araçlarla devamıdır’ diyordu..
    Uluslararası siyasalın temel bakışı, hep güvenlik ve ekonomik-politik bakış açısı olmuştur.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*