2022’de Dünyanın güvenlik gündemine bir bakış

Gelişmeleri öngörebilmek, değerlendirmek, kamuoyunu bilgilendirmek ve karar alıcılara ihtiyaç duydukları bilgi alt yapısını sağlayarak yardımcı olmak maksadıyla, yerel, bölgesel ve küresel düzeyde çeşitli kuruluşların mevcut olduğunu biliyoruz. Bu kuruluşlardan birisi de Uluslararası Konular için Barselona Merkezi’dir (Barcelona Center for International Affairs-CIDOB). Bir sivil toplum kuruluşu olan Merkez, her yılın sonunda, müteakip yılla ilgili rapor hazırlamakta ve öngörülerini paylaşmaktadır. Bu çalışmamızda, CIDOB’un 2022’ye ait raporu esas alınarak, 2022’de dünyayı şekillendirecek on konuya değinilecek ve bu konular arasında yer alan jeopolitik gerilime odaklanılacaktır.

CIDOB tarafından hazırlanan raporun metni, 14 Aralık 2021’de tamamlanmıştır. CIDOB’a göre 2022; eşitsizliğin, kısıtlayıcı önlemlerin, teşvik planlarının, jeopolitik gerilimlerin veya kurumlara olan güvenin yeniden değerlendirildiği bir yıl olacaktır. CIDOB, 2022’de sağlanacak ekonomik iyileşmenin; büyük güçler arasındaki rekabet, fiyat artışları ve pandeminin tamamen üstesinden gelinmesi gibi sıkıntılara bağlı olarak, düzensiz olacağını iddia etmektedir.

CIDOB, 2022’de uluslararası gündemi şekillendirecek on konuyu aşağıdaki gibi belirlemiştir:

-Ekonomik iyileşme

-Jeopolitik gerilim

-Fiyatlar

-Sağlık

-Korkular

-Liderlikler

-Yenilikler

-Hareketlilik

-İnsani krizler

-İklim acil durumu

Jeopolitik gerilim başlığına odaklanacağımızdan, diğer konulara bu çalışmada yer verilmeyecektir. Pandemi nedeniyle, küresel milyarderlerin servetinin, pandeminin başlangıcından bu yana 3,9 trilyon dolar arttığı, çalışan kesimin kaybettiği miktarın da yaklaşık olarak aynı olduğu bir ortamda, jeopolitik gerilimin dünyanın belirli bölgelerinde daha da artacağı öngörülmektedir.

Jeopolitik gerilim

Her zaman olduğu gibi, büyük güçler arasındaki gerilimler, 2022’de de, küresel jeopolitik gelişmeleri belirleyecek ve bu durum, pandemiden kaynaklanan toparlanma beklentilerini etkileyecektir. ABD-Çin ilişkisinin, uluslararası sistemin en önemli rekabeti haline geldiği bilinmektedir. CIDOB’un, 2021’in sonunda; sınırda 100.000’den fazla Rus askerinin konuşlandırılması ve ABD’nin, herhangi bir saldırganlığın verilecek bir yanıtla karşılanacağını belirtmesine dikkat çekerek, “Ukrayna’da krizin tırmanma riski var” öngörüsü, maalesef gerçek oldu. Gelinen noktada, Rusya ve Ukrayna 39 gündür savaş halindedir, ABD ise Rusya’ya kapsamlı ekonomik yaptırımlar uygulamaktadır.

CIDOB, raporunda; ABD-Çin, ABD-Rusya rekabetinin yanı sıra, Cezayir ve Fas, Çin ve Hindistan gibi ülkeler ile -daha düşük olasılıkla- Mısır ve Etiyopya gibi ülkeler arasındaki gerilimlerin yeniden ortaya çıktığına, işaret etmektedir.

CIDOB, raporunda; Tayvan’daki duruma dikkat çekmektedir. 2021 sona ererken, özellikle Çin’in Tayvan hava sahasında gerçekleştirdiği ihlaller ve Xi Jinping’in ABD’ye “ateşle oynama”  uyarısıyla birlikte, Tayvan üzerindeki gerilim daha da artmıştır. Bölgede Tayvan tek sıcak nokta değildir. CIDOB, 2022’de, Güney Çin Denizi, Kore yarımadası, Kuzey Kutup yollarının açılması ve ticaret savaşları gibi diğer rekabet alanlarına, bu bağlamda, dikkat çekmektedir.

CIDOB, Obama’nın “Asya’ya dönüş”ü ilan etmesinin üzerinden on yıl geçtiğini ifade ederek, ABD’nin bölgedeki güvenliğe yönelik faaliyetlerine değinmektedir. 2021’de ABD, AUKUS ittifakının bir parçası olarak Avustralya ve Birleşik Krallık ile güvenlik ortaklığı yoluyla bölgedeki güvenlik taahhüdünü daha da güçlendireceğini göstermişti. 21. yüzyılın ikinci on yılında ise, “Hint-Pasifik” fikri genişlemiş, Washington ve Canberra’nın yanı sıra, Delhi ve Tokyo ile yeni işbirliği sağlanarak Dörtlü Güvenlik Diyaloğu (QUAD) tesis edilmiştir.

CIDOB, raporunda; Çin’in faaliyetlerine değinerek, bu ülkenin, Afrika ülkeleriyle “eşit ortaklık” söylemi kapsamında, Afrika kıtası ile ilişkilerini geliştirdiğini vurgulamaktadır. Çin, ilave olarak, en önemli ticaret ortağı olduğu Latin Amerika’da da, etkisini genişletme çabası içindedir. Bu arada, Çin’in artan askeri iddiası, 2020’ye kıyasla %6,8’lik bir savunma harcaması artışı ve hipersonik silah testleri ile birlikte endişe yaratmaktadır. Bu gelişmelerle birlikte Çin, 2022 için dünyaya 2 milyar aşı bağışlama sözü de verebilmektedir.

CIDOB’un 2022 için dikkat çektiği bir diğer konu NATO’dur. Transatlantik bağlantı; özellikle 29 ve 30 Haziran 2022’de, Madrid’de yapılacak NATO zirvesi sırasında, mercek altına alınacaktır. Bu toplantı, ABD ile Avrupalı ​​müttefikleri arasındaki yakınlaşma ve güvenin ölçülmesine ve ittifakın Çin’e karşı duruşunu anlamamıza yardımcı olacaktır. CIDOB, Madrid zirvesinin, Türkiye ile Batılı müttefikleri arasındaki ilişkinin durumunu da ortaya koyacağını iddia etmektedir. CIDOB, Türkiye’nin Rus S-400 füze savunma sistemini satın almasından sonra dahi, şimdiye kadar, taraflar arasında, ilişkiye son verilmesinin söz konusu olmadığının altını çizmektedir.

CIDOB, NATO’nun önceliklerinden birinin siber güvenlik olacağı üzerinde durmakta ve Kuzey Atlantik için Savunma İnovasyon Hızlandırıcısının (DIANA) uygulanması konusuna dikkat çekmektedir.  DIANA, NATO’nun yenilediği ABD’nin Gelişmiş Savunma Araştırma Projeleri Ajansı’nın (DARPA) bir versiyonudur. 2023 yılına kadar oluşturulması beklenen DIANA, kritik teknolojiler konusunda transatlantik işbirliğini hızlandıracak ve NATO’nun sanayi ve akademik camia ile daha yakın çalışmasına yardımcı olacaktır. DIANA, NATO’nun öncelik olarak belirlediği, yeni ortaya çıkan yedi teknolojiyi desteklemektedir. Bunlar; yapay zekâ, büyük veri işleme, kuantum özellikli teknolojiler, özerklik, biyoteknoloji, hipersonik ve uzaydır (FINABEL, 2021).

CIDOB, raporunda; “stratejik özerklik” kavramının kullanılmasının, Avrupa Birliği’nde güvenlik alanında moda haline geldiğini ifade etmektedir. Bir fikir olarak, Avrupa Birliği liderleri (örneğin Emmanuel Macron) tarafından ilan edilen, “daha jeopolitik bir Avrupa” vizyonuyla bağlantılı olan bu kavramın, 2022’den itibaren somut eylemlere dönüştürülebileceği raporda belirtilmektedir.

CIDOB, 2022’nin ilk yarısında, Fransa’nın AB Konseyi dönem başkanlığını üstlenmesiyle birlikte, zorlukları ve tehditleri belirleyecek, yetenekleri ifade edecek ve Avrupa’nın etkisini bölgesel ve küresel bir aktör olarak yansıtma girişiminde bulunacak bir belge olan “Stratejik Pusula”nın kabul edilmesine de dikkat çekmektedir. Bilindiği üzere, Avrupa Konseyi “Stratejik Pusula”yı 21 Mart 2022 tarihinde kabul etmiştir (European Council, 21 March 2022). Böylece, 2030 itibarıyla, AB Güvenlik ve Savunma Politikasının güçlendirilmesine yönelik bir eylem planı kabul edilmiştir. Diğer önemli gelişme ise, yine Fransa cumhurbaşkanlığı döneminde yapılacak olan savunma zirvesidir. CIDOB’a göre, ağları ve iletişim sistemlerini siber saldırılara karşı korumayı amaçlayan NIS2 Direktifi’nin benimsenmesi de bu yıl hızlanmalıdır. Bu konuyla ilgili olarak, AB dönem başkanlığını yürüten Fransa, dönem sonuna kadar bir uzlaşma sağlanmasına çalışılacağını açıklamıştı (Lovells, March 3 2022).

Devam eden Rusya-Ukrayna savaşı esnasında AB, Hint-Pasifik’e mi, yoksa daha yakın alanlara mı odaklanacak? CIDOB’un bu konuyla ilgili yaklaşımı şöyle özetlenebilir: CIDOB, AB’nin iki süper güce ayak uydurmaya karar vermesi halinde, Hint-Pasifik’e bakacağını ve ABD ile işbirliği ve Çin ile rekabetin güvenlik gündeminde daha büyük roller oynayabileceğini ileri sürmektedir. Buna karşın Merkez, dengenin hızla tersine dönebileceğini de ihtimal dâhilinde görmektedir. Bununla ilgili olarak, Ukrayna ile Beyaz Rusya veya Fas ile Cezayir arasında tansiyon yükselirse AB’nin, çevresindeki meselelere odaklanmak zorunda kalacağı öngörüsünde bulunmaktadır. AB’nin her iki bölgesindeki (doğu ve güney) yaşanacak istikrarsızlaştırmadaki ortak nokta, gaz boru hatlarının ve mültecilerin baskı aracı olarak kullanılmasıyla enerji ve göç gündeminin öne çıkmasıdır. Gelinen noktada, AB’nin doğusunda yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı için bu durumun gerçekleştiğini söyleyebiliriz.

CIDOB, küresel düzeyde yumuşama için fırsatların da mevcut olduğunu belirtmekte ve İran’a dikkat çekmektedir. İran’ın nükleer programıyla ilgili çok taraflı müzakerelerin devam etmesi olumludur. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Suudiler ve İranlılar arasındaki yakınlaşmaya dikkat çeken CIDOB, Ortadoğu’nun önemli bölgesel güçlerinin temsilcilerinin, Ağustos 2021’de Bağdat’ta bir araya geldiğinin altını çizmektedir. Jeopolitik gerilimin yüksek olduğu ve enerji fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskının olduğu bir yılda, Hürmüz Boğazı çevresindeki bu yumuşama önemli görülmelidir.

CIDOB, 2022’nin, liderlerin bazı ülkelerde yapılacak seçimlerde yeniden sınavla karşı karşıya kaldığı bir yıl olacağını ifade ederek; Fransa, Brezilya, Macaristan, ABD (ara seçimler) ve Çin Komünist Partisi’nin 20. Ulusal Kongresine dikkat çekmektedir.

Yapılan inceleme neticesinde, 2022’nin ilk üç ayında yaşanan gelişmelere, CIDOB raporunda değinildiği ve anılan rapordan bu yıl içinde uluslararası alanda yaşanacak gelişmeleri izlemeye yönelik olarak yararlanılabileceği ifade edilebilir.

KAYNAKÇA

Soler I Lecha, E. (2021). “The world in 2022: ten issues that will shape the international agenda”

European Council. (21 March 2022). A Strategic Compass for a stronger EU security and defence in the next decade

Lovells, H. (March 3 2022). NIS 2.0—the EU looks to bolster its cybersecurity laws

FINABEL European Army Interoperability Centre. (3 August,2 021). Defence Innovation Accelerator for the North Atlantic (DIANA)

https://finabel.org/defence-innovation-accelerator-for-the-north-atlantic-diana/

1 yorum

  1. Ukrayna krizi ülkelerin özellikle siyasi politikalarında keskin duruşlara neden olacak kararlar almaya ve uygulamaya koymaya sebep olacağını değerlendiriyorum. Bu kararlardan bizi daha çok etkileyeceğini düşündüğüm bir Avrupa ordusunun(AB) dışında tutularak taraf olmaya zorlamaları olacaktır. Krizin ekonomik boyutunu tüm dünyayı etkileyeceği ortamda kararlar alınırken etkileneceği de yadsınmaz bir gerçek olarak görünüyor.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*