ABD’nin Hint-Pasifik Stratejisi I

1980’lerden itibaren yakaladığı yüksek büyüme oranları ile dikkat çeken Çin, günümüzde, uluslararası düzende, ABD’ye karşı dengeleyici bir güç olarak öne çıkmaktadır. Bu durumu dikkate alan ABD,  Şubat 2022’de yayımladığı Hint-Pasifik Strateji Belgesi (Indo-Pacific Strategy of the US, 2022) ile bölgeye yönelik yeni ve kapsamlı bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bu çalışma, sözü edilen belgede yer alan ve önemli görülen ifadelerin Türkçeye çevirisi olarak gerçekleştirilecek; edinilen bilgiler, bir sonraki çalışmamızda (ABD’nin Hint-Pasifik Stratejisi II) değerlendirilerek, yorumlanacaktır.

ABD, bir Hint-Pasifik gücüdür. ABD’nin Pasifik kıyı şeridinden Hint Okyanusu’na kadar uzanan bölge, dünya nüfusunun yarısından fazlasına, dünya ekonomisinin yaklaşık üçte ikisine ve dünyanın en büyük yedi ordusuna ev sahipliği yapmaktadır. ABD’nin ülke dışındaki üsleri dikkate alındığında, en fazla ABD askerinin konuşlandığı coğrafya, Hint-Pasifik bölgesidir.

II. Dünya Savaşı, ABD’ye, ülkenin güvende olmasının, Asya’nın güvende olması ile gerçekleşebileceğini gösterdi. ABD, Avustralya, Japonya, Kore Cumhuriyeti (Güney Kore), Filipinler ve Tayland ile antlaşmalar yoluyla sağlanan ittifaklar ABD’nin bölgeyle bağlarını güçlendirdi.

ABD, önümüzdeki süreçte; Kuzeydoğu Asya ve Güneydoğu Asya’dan Pasifik Adaları da dâhil olmak üzere, Güney Asya’ya ve Okyanusya’ya kadar bölgenin her köşesine yoğunlaşacaktır. Bu yoğunlaşmanın en önemli nedeni; bölgenin, özellikle Çin Halk Cumhuriyetinden (ÇHC) kaynaklanan ve sürekli artan meydan okumalarla karşılaşmasıdır. ÇHC, ekonomik, diplomatik, askeri ve teknolojik gücünü birleştirerek dünyanın en etkili gücü olmaya çalışırken, Hint-Pasifik bölgesinde de etki alanını artırmaya çalışmaktadır. Bölgedeki ABD müttefikleri, ÇHC’nin politikalarından kaynaklanan ve müttefiklere zarar veren tutumun maliyetini üstlenmek durumunda kalmaktadırlar.

ABD’nin amacı, ÇHC’ni değiştirmek değildir. ABD; ÇHC’nin faaliyet gösterdiği stratejik ortamı şekillendirerek, dünyada ABD’nin müttefikleri ile paylaştığı çıkarlar ve değerler için azami derecede elverişli bir denge kurmaya çalışmaktadır. Buna yönelik olarak ABD; uzun süredir devam eden ittifakları modernize edecek, ortaya çıkan yeni ortaklıkları güçlendirecek ve Hint-Pasifik bölgesinin 21. yüzyılın zorluklarına uyum sağlaması için, kolektif kapasiteye sahip bölgesel organizasyonlara yatırım yapacaktır.

ABD özgür, açık, birbiriyle irtibatlı, müreffeh, güvenli ve dirençli bir Hint-Pasifik bölgesi yaratmayı amaçlamaktadır. Bu nedenle ABD’nin yaklaşımı, bölgedeki müttefiklerinin yaklaşımları ile uyumludur. Japonya gibi ABD de, başarılı bir Hint-Pasifik vizyonunun özgürlük ve serbestliği geliştirmesine ve bölgedeki ülkeler için “egemenliğinden kaynaklanan otonomi ve seçenekler” sunması gerektiğine inanmaktadır. Bu bölgesel vizyonda ABD, ortak olarak, güçlü bir Hindistan’ı desteklemektedir. Avustralya gibi ABD de, istikrarı korumak ve zorlayıcı güç uygulamalarını reddetmenin yöntemlerini aramaktadır. Güney Kore gibi ABD de, kapasite geliştirme yoluyla bölgesel güvenliği teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

ASEAN gibi ABD de, Güneydoğu Asya’yı bölgesel mimarinin merkezi olarak görmektedir. Yeni Zelanda ve İngiltere gibi ABD de, bölgesel kurallara dayalı düzende dayanıklılık oluşturmaya çalışmaktadır. Fransa gibi ABD de, Avrupa Birliği (AB) için artan bölgesel rolün stratejik değerini kabul etmektedir. AB’nin Hint-Pasifik İşbirliği Stratejisinde ilan ettiği yaklaşıma benzer şekilde, Amerikan stratejisi de ilkeli, uzun vadeli ve demokratik dayanıklılığa bağlı olacaktır.

ABD, Hint-Pasifik’te her bir müttefiki, ortağı ve bölgesel kurumlarla uyum içinde olmak üzere beş hedef izleyecektir. Bunlar:

• Özgür ve açık bir Hint-Pasifik bölgesi geliştirmek,

• Bölge içinde ve ötesinde bağlantılar tesis etmek,

• Bölgesel refahı artırmak,

• Hint-Pasifik bölgesinin güvenliğini artırmak,

• Uluslararası tehditlere karşı bölgesel dayanıklılığı inşa etmektir.

Özgür ve açık bir Hint-Pasifik bölgesi geliştirmek

ABD’nin ve ortaklarının çıkarları, hükümetlerin, uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uygun olarak kendi seçimlerini yapabilecekleri; denizlerin, gökyüzünün ve diğer ortak alanların yasal olarak yönetildiği, özgür ve açık bir Hint-Pasifik bölgesi gerektirmektedir.

Diplomatik angajmanlar, dış destek ve bölgesel örgütlerle çalışma yoluyla ABD, demokratik kurumları, hukukun üstünlüğünü ve hesap verebilir demokratik yönetimi güçlendirmede bir ortak olacaktır. ABD, ekonomik baskıya karşı durmak için ortaklarıyla birlikte çalışacaktır.

ABD, bölgenin açık ve erişilebilir kalmasını ve bölgenin denizlerinin ve gökyüzünün uluslararası hukuka göre yönetilmesini ve kullanılmasını sağlamak için benzer düşünen ortaklarıyla yakın işbirliği içinde çalışacaktır. ABD, Güney Çin Denizi ve Doğu Çin Denizi de dâhil olmak üzere bölgede denizcilik alanına yönelik kurallara dayanan yaklaşımlar için destek oluşturacaktır.

Bölge içinde ve ötesinde bağlantılar tesis etmek

Özgür ve serbest bir Hint-Pasifik, ancak kolektif kapasite inşa edilmesiyle mümkün olabilir; bunun için ortak eylem geliştirmek stratejik bir gerekliliktir. ABD ve ortaklarının kurulmasına yardımcı olduğu ittifaklar, örgütler ve kurallar birbirleri ile uyumlu olmalı ve gerektiğinde bunlar birlikte güncellenmelidir. Bu, güçlü ve birbirini güçlendiren koalisyonlardan oluşan bir yapı ile sürdürülebilir.

Bu çabalar, ABD’nin yaratıcı yöntemlerle yenilediği en yakın müttefikleri ve ortaklıkları ile başlayabilir. ABD; Avustralya, Japonya, Güney Kore, Filipinler ve Tayland ile bölgesel anlaşmalarla ittifakını derinleştirmekte ve Hindistan, Endonezya, Malezya, Moğolistan, Yeni Zelanda, Singapur, Tayvan, Vietnam ve Pasifik adaları dâhil olmak üzere önde gelen bölgesel ortaklarla ilişkilerini güçlendirmektedir.

ABD, müttefiklerini ve ortaklarını, birbirleriyle, özellikle Japonya ve Güney Kore ile bağlarını güçlendirmeye teşvik edecektir. ABD; müttefiklerinin ve ortaklarının bölgesel liderlik rollerini destekleyip güçlendirecek ve özellikle Dörtlü (QUAD) aracılığıyla, karşılaşılan sorunlarla yüzleşmek için, kolektif gücü bir araya getiren esnek gruplarla çalışacaktır.

ABD, Güneydoğu Asya’da lider olan güçlü ve bağımsız bir ASEAN’ı önemsemektedir.  ABD, bölgenin en acil sorunlarına sürdürülebilir çözümler sunma çabalarında ASEAN’ı desteklemektedir.

Bölge dışındaki müttefikler ve ortaklar, özellikle AB ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), Hint-Pasifik’e giderek daha fazla ilgi göstermektedir. ABD, yaklaşımları uyumlu hale getirmek için bu fırsatı değerlendirecek ve etkinliği artırmak için girişimlerini koordinasyon içinde uygulayacaktır.

Bölgesel refahı geliştirmek

ABD’nin çabaları, ekonomik bütünleşmenin güçlü temeli üzerine inşa edilecektir. ABD ve bölge arasındaki iki yönlü ticaret 2020’de toplam 1,75 trilyon dolara ulaştı, ABD’den doğrudan yabancı yatırım 2020’de 969 milyar doları aştı ve son on yılda neredeyse iki katına çıktı.

ABD, Güneydoğu Asya’nın kendinden sonraki üç yatırım ortağının toplamından daha fazla yatırım yaparak ASEAN üye ülkelerinde bir numaralı yatırım ortağı olmaya devam etmektedir. ABD, bölgenin en önemli hizmet ihracatçısıdır ve bu da bölgesel büyümeyi artırmaktadır.

ABD; çeşitli, açık ve öngörülebilir, esnek ve güvenli tedarik zincirlerini geliştirmek için ortaklarıyla birlikte çalışacak, aynı zamanda engelleri kaldıracak ve şeffaflığı ve bilgi paylaşımını iyileştirecektir.

Hint-Pasifik bölgesinin güvenliğini artırmak

ABD, 75 yıl boyunca, barışı, güvenliği, istikrarı ve refahı desteklemek için gerekli olan güçlü bir savunma ile bölgede varlığını sürdürdü. Kararlı bir bölgesel müttefik olan ABD, 21. yüzyılda da öyle kalacaktır. Bugün, bu rol genişletiliyor ve modernize ediliyor: ABD, çıkarlarını savunmanın yanı sıra saldırganlığı caydırmak ve ABD topraklarına, müttefiklerine ve ortaklarına karşı zorlamaya karşı koymak için bölgedeki ortaklarıyla birlikte ortak yetenekler geliştirmektedir.

ABD; kara sınırlarını değiştirmeye veya denizdeki egemen ulusların haklarını yok saymaya yönelik çabalara karşı çıkmak için caydırıcılığı ve karşı zorlamayı güçlendirecek girişimlerde bulunacaktır.

ABD, Avustralya, Japonya, Güney Kore, Filipinler ve Tayland ile antlaşma ittifaklarını modernize etmeye devam edecektir. İlave olarak, Hindistan ile olan Büyük Savunma Ortaklığı istikrarlı bir şekilde ilerletilecektir. ABD, Güney ve Güneydoğu Asya ile Pasifik Adaları’ndaki ortaklarının savunma kapasitelerini geliştirmektedir.

ABD; Tayvan’ın öz savunma yeteneklerini desteklemek de dâhil olmak üzere, Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrarı korumak, Tayvan’ın geleceğinin Tayvan halkının istekleri ve çıkarlarına uygun olarak barışçıl bir şekilde belirlendiği bir ortamı sağlamak için bölge içindeki ve dışındaki ortakları ile birlikte çalışacaktır.

ABD, savunma sanayi tesislerini birbirine bağlamak için yeni fırsatlar bulmak, savunma tedarik zincirlerini entegre etmek ve ortak askeri avantajları destekleyecek temel teknolojileri birlikte üretmek dahil olmak üzere, Hint-Pasifik bölgesindeki ve ötesindeki müttefikleri ve ortakları arasındaki güvenlik bağlarını güçlendirecektir.  ABD, Hint-Pasifik ve Avrupalı ​​ortaklarını AUKUS ortaklığında olduğu gibi yeni uygulamalarla bir araya getirecektir.

ABD; Kuzey Kore istikrarsızlaştırıcı nükleer ve füze programları geliştirmeye devam ederken, Kore Yarımadası’nın tamamen nükleer silahlardan arındırılması ve devam eden insan hakları ihlallerinin ele alınması ve Kuzey Kore halkının yaşam kaynaklarının iyileştirilmesi amacıyla ciddi ve sürekli diyalog aramaya devam edecektir. Aynı zamanda, Kuzey Kore’nin provokasyonlarına yanıt vermek için, Güney Kore ve Japonya ile genişletilmiş caydırıcılığı ve koordinasyonu güçlendirilecektir. ABD, bölge genelinde, kendisine ve müttefiklerine yönelik herhangi bir saldırganlığı caydırmaya ve gerekirse yenilgiye uğratmaya hazırdır.

Uluslararası tehditlere karşı bölgesel dayanıklılığı inşa etmek

Hint-Pasifik,  iklim krizinin merkez üssüdür, ancak aynı zamanda iklim çözümleri için de çok önemli bir bölgedir. Paris Anlaşmasının hedeflerine ulaşmak, bölgedeki büyük ekonomilerin hedeflerini, belirtilen Anlaşmanın sıcaklık hedefleriyle uyumlu hale getirmesi ile mümkündür. Bu, ÇHC’yi, ısınmayı 1,5 santigrat derece ile sınırlamak ve gereken düzeye ulaşmak için, uygun eylemlerde bulunmaya ve uygulamaya davet etmeyi içermektedir. İklim krizine verilecek ortak yanıtlar, dünyadaki doğal afetlerin %70’ine ev sahipliği yapan Hint-Pasifik’te hem siyasi bir zorunluluk hem de ekonomik bir fırsattır.

ABD, küresel sıcaklık artışını 1,5 santigrat derece ile sınırlamaya uygun 2030 ve 2050 hedefleri, stratejileri, planları ve politikaları geliştirmek için ortakları ile birlikte çalışacaktır.  ABD, temiz enerji teknolojisi yatırımını ve dağıtımını, enerji sektöründe karbonsuzlaşmayı ve iklim uyumlu altyapı yatırımını teşvik etmeye çaba gösterecektir.

Bir sonraki çalışmamız, yukarıda özet olarak verilen ABD’nin Hint-Pasifik Strateji Belgesinden yararlanarak, söz konusu belgenin değerlendirilmesini ve yorumlanmasını kapsayacaktır.

KAYNAKÇA

Indo-Pacific Strategy of the United States, The White House, Washington February 2022.

2 yorum

  1. ABD’nin bu strateji belgesini temel alarak, ABD Başkanı ve diğer devlet görevlilerinin cari açıklamaları çerçevesinde değerlendirme ve görüşlerinizi içerecek (ikinci-izleyen) yazınızı merakla bekliyorum.

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*